MEDİHA SEVMESİ VE ANLAMASI ZOR AMA GERÇEK BİR KARAKTER
Merhaba Ayda Hanım, sizinle bu özel röportajı gerçekleştirebildiğimiz için çok mutluyuz. Nasılsınız, bu aralar hayat sizin için nasıl gidiyor?
Yoğun ama mutlu geçiyor. Çok sevdiğim bir ekiple çok güzel çalışıyoruz. “Kıskanmak” bir parçası olmaktan büyük keyif aldığım bir dizi. Dizi seti ve tiyatro arasında koşturmaca ile geçiyor günlerim.
Kıskanmak dizisinde Mediha karakterine hayat veriyorsunuz. İlk bölümlerde izleyicinin Mediha’ya karşı çok da sempati beslediğini söylemek zor. Böylesine zor ve sert bir karakteri canlandırırken sizi en çok zorlayan taraf ne oluyor?
Benim için önemli olan karakterin gerçek olması. Evet Mediha sert, sevmesi anlaması zor bir karakter ama gerçek. Bu tarz anne-kız ilişkileri maalesef mevcut, o yüzden bildiğimiz bir karakter Mediha.

Eğer bugün Mediha karşınıza otursa, ona ne söylemek isterdiniz?
Her şey senin planladığın gibi olamaz derdim.
Tam 25 bölümdür Kıskanmak’ta tempo hiç düşmüyor. Dizinin en sevilen yanlarından biri de olayların hızla ilerlemesi ve hikâyenin sürekli yeni bir noktaya evrilmesi. Siz izleyicilerden gelen geri dönüşleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Seyircilerden gelen yorumlar çok güzel. Kıskanmak, kaliteli bir dizi. Heyecan ve tempo hiç düşmüyor. Seyircimizin de bizimle beraber bu akışın içinde yol alması bizleri mutlu ediyor.
Dizi güçlü oyuncu kadrosuyla da çok konuşuluyor. Sette en çok kiminle vakit geçiriyorsunuz? Senaryo üzerine en çok kimlerle sohbet ediyorsunuz?
Evet çok iyi bir oyuncu kadrosu var. Daha önce çalıştığım oyuncular da var, bu projede ilk kez karşılaştıklarımızda… Ama ilk günden çok güzel bir uyum yakaladık. Her yeni giren oyuncu ile kadromuz daha da güçleniyor. Geçenlerde bir sahne arkası videosu yayınlandı orada da gördüğünüz gibi biz birlikte çok eğlenen bir ekibiz.

DİZİLERİMİZ DÜNYANIN BİRÇOK ÜLKESİNDE BEĞENİYLE İZLENİYOR
NOW’ın sosyal sorumluluk projesi kapsamında, TEV iş birliğiyle hazırlanan deprem yıl dönümü filminde de yer aldınız. Bu filmde yer almak size neler hissettirdi?
Bir daha asla yaşanmamasını umut ettiğim çok büyük bir acı yaşadık 6 Şubat depreminde. O yaraları sarmak, bundan sonraki depremlerde böyle büyük hasarlar almamak, can kayıpları olmaması için elimizden gelenin fazlasını yapmak hepimizin görevi diye düşünüyorum.
1980’li yıllarda televizyon dünyasına adım attınız. O günlerin televizyon ortamını bugünle kıyasladığınızda en büyük farklar sizce neler?
O yıllardan bu yıllara teknoloji çok büyük bir ilerleme kaydetti, tabi ki dizi-film çalışmaları da çok değişti/gelişti. Artık dizilerimiz dünyanın birçok ülkesinde beğeniyle izleniyor. Farklı hikayeler anlatabiliyoruz. Daha kaliteli daha konforlu işler üretebiliyoruz. Bu gelişmelerden çok umutluyum. Ama o yıllardan bu yıllara olumsuz gelişen en önemli şey dizi süreleri oldu. Bu kadar uzun bölümler hem bizleri hem seyirciyi yoruyor diye düşünüyorum.
Uzun bir aradan sonra Palamut Zamanı oyunuyla yeniden tiyatro sahnesine döndünüz. Bu oyunun sizin için en özel tarafı nedir? İzleyiciye nasıl bir duygu ya da mesaj bırakmasını umuyorsunuz?
Evet gerçekten uzun bir ara oldu ve o yüzden de yeniden sahneye çıkmaktan çok büyük bir heyecan duyuyorum. Burada itiraf etmek istiyorum aynı zamanda çok korkuyordum. Ama Çağan Irmak muhteşem bir oyun yazmış, oyunu ilk okuduğum an dedim ki Nermin karakterini ben oynamazsam hep eksik kalırım. Çok güzel bir prova süreci geçirdik. Çağan tiyatroda da başarılı bir yönetmen olduğunu gösterdi. Başta Alina Boz olmak üzere genç ve üretken bir kadro ile çalıştım. Onlarla çalışmak, birlikte üretmek hayat enerjimi yükseltiyor. Oyunun da seyirciye umut verdiğini düşünüyorum.
Sosyal medya hesabınızda köpeklerinizi sık sık görüyoruz ve #satınalmasahiplen çağrısını da her zaman destekliyorsunuz. Brody hayatınıza nasıl girdi? Şu anda kaç köpeğiniz var?
Hayvanlar, hayvan hakları hassas olduğum bir konu. Özellikle sokak hayvanları için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Benim de evde beslediğim 2 köpeğim var. Maya’yı barınaktan aldım. Brody’yi ormanda terk edilmiş buldum. Evet bu konuyu çok önemsiyorum lütfen satın almayalım sahiplenelim.

